Galiptir Bu Yolda Mağlup... Nikola Tesla




Cep telefonunuzun olmadığını bir düşünün… Hatta telefon denilen o tuhaf icadın hiç olmadığını düşünün. Sevgilinizi düşünün, Annenizi –Babanızı ve işinizi, nasıl olurdu?

Bir adım öteye taşıyalım; Televizyonun, internetin, bilgisayarların, makinelerin, hatta ve hatta evinizde elektriğin bile olmadığını düşünün…

Bu yazıyı isterseniz buradan itibaren okumayın ama yukarıdaki ütopik şeyleri bir düşünün.

Yaşadığınız muhteşem hayat için teşekkür etmemiz gereken tonla insan var gibi. Ampulü bulan Edison mu? Ya da ne bilim telefonun mucidi Graham Bell.  Liste uzar gider ama bence bu günkü hayatımızı bu şekilde yaşıyorsak Nikola Tesla’ya çok şey borçluyuz. Hatta hemen hemen her şeyimizi bu deli mucide borçluyuz desem inanın abartmış olmam.

Merak ediyorsanız buyurun dinleyin;

Tarih boyunca birçok dahi insanlığa hizmet ederek ismini ölümsüzleştirme şerefine nail olmuşlardır. Sizler Nikola Tesla adını ilk kez duyuyorsanız bu bence inanlığın en büyük ayıplarından bir tanesi. Ben şahsım adına bu deliyle tanıştıktan sonra bu yazıyı yazarak en azından ahde vefa sergilemek niyetindeyim.

Bir adam düşününki Dünya üzerinde kullanılan bütün elektrik akımının mucidi; Bilenler için açıklamak gerekirse Alternatif Akım buluşunun patent sahibi. Mealen evlerimize kadar ulaşan elektrik akımının mucidi. En büyük rakibi Edison ise Doğru akımının savunucusu ( Bildiğimiz Pil tarzı elektrik üretim ve dağıtımı diyelim )

İşte bu iki mucit bu rekabet yüzünden dünyanın gözü önünde sidik yarışına girerler zamanında. Medya Edison’un yanında yer alınca Yugoslav asıllı Tesla bu güne kadar adı bile anılmayan bir deli olarak tarihte yer aldı. Edison’u ise bilmeyeniniz yok. Ampulü buldu evet doğru ama bu ampulü hangi elektrikle yaktı?  Tüm dünyanın kullandığı elektriğin mucidi bile diyebiliriz Tesla İçin.

Edison Tesla rekabeti öyle noktalara vardı ki Edison Tesla’nın Alternatif akımını kötülemek için tarihe Elektrikli sandalye olarak yer alacak insanlık dışlı icadı buldu. 
Evet Edison ampulu buldu peki ya Tesla ?  Florasan lambayı, neon ışıklarını, hızölçeri, otomobillerdeki ateşleme sistemini, radarın temellerini, elektron mikroskobunu ve mikrodalga fırınını buldu.

Tüm alternatif akım elektrik sistemlerini tasarladı. Alternatörler, elektrik enerjisinin ekonomik iletimi ve dağıtımı için gerilim yükseltici ve alçaltıcı transformatörler ve mekanik güç sağlamak için alternatif akım motorları. Dünyanın her tarafında harcanıp giden su gücünün bolluğundan esinlenip, gerekli olan yerlere enerji dağıtabilen hidroelektrik santralleriyle bu büyük gücün elde edilmesini tasarladı.Ve AC Akım Jenaratörleri ve Motorları, radyo, florasan, radar, MRI , laser teknolojisi, robot teknolojisi, deprem makinesi Nicola Tesla’nın teorileri kaynaklık edinilerek yaratılmış projelerdir.Telsiz,uzaktan radyo kontrolü,dünyanın en güçlü vericisini, İnsan üretimi yıldırım yaptı.

26mil ötede ki 200tane ampulü kablosuz olarak yakmayı başardı. Yaptığı deneylerle yapay deprem oluşturdu Uzaya kozmik ses dalgaları göndererek uzaydan kozmik ses dalgalarının kaydını yaptı.Uzaktan kumandayla yönetilebilen robot teknolojisinin ilk adımını attı. 

1904 yılında yayınladığı broşürde “Dünya çapında telsiz sistemi”nde, çeşitli olanakları sağlayacak olan özellikler açıklanıyordu. Broşürde, telgraf, telefon, haber yayını, borsa görüşmeleri, deniz ve hava trafiğine yardım, eğlence ve müzik yayını, saat ayarı, resimli telgraf, telefoto ve teleks hizmetleri ile, Nicola Tesla’nın sonradan oluşumunu gördüğü radyo sitesi anlatılıyordu..

Tüm bunlardan sonra;


18 Aralık 1915 tarihli Amerikan gazetelerinde şöyle bir haber göze çarpıyordu:

“İki Amerikalı bilim adamı, Thomas Edison ve Nikola Tesla, yeni keşiflerinden dolayı Fizik dalındaki Nobel Ödülü’ne layık görüldüler.” Thomas Edison’u tanıtmaya zaten gerek yok. Ondan daha az bilinen Tesla ise Sırp asıllı ve elektromanyetik alanında çığır açmış, dahi bir bilim adamı. Hayatı boyunca evlenmemiş, bir fotoğrafçıya poz vermemiş, huysuz, kavgacı, sürekli otellerde yaşamış ve yine bir otel odasında ölü bulunmuş olan egzantrik bir adam.


 1915 Nobel Ödülü’nü bu iki dâhiye paylaştırmak çok akıllıca bir karar. Ama kısa süre içinde basında çıkan bu haberlerin asılsız olduğu ve ödülün bu iki dâhiye verilmediği anlaşılıyor. Komite bu konuda bir açıklama yapmıyor, sessiz kalmayı tercih ediyor. Olayın aslı yıllar sonra ortaya çıkıyor. Edison ile Tesla birbirlerinden ölesiye nefret ediyorlar. 

Tesla aslında o buluşların kendisine ait olduğunu öne sürerek Edison’a birçok dava açıyor. Edison da boş durmuyor elbette. O da karşı davalar açıyor. Patent hakları üzerinde kapışıyorlar. Aralarında ölümcül bir nefret ve rekabet var. Şimdi 2011 yılından bakılırsa kazanan Edison gibi duruyor.  1’e giden yeğenim Yağmur’a bile sorsam Edison’u tanır. Ama otel odasında sefalet içinde ölen Tesla’yı kimse tanımaz. İşte galiptir bu yolda mağlup sözünün anlam kazandığı bir durum. Tesla ki 1900’lü yıllarda wireless için deneyler yapan, yüzden fazla icat yapıp bunlardan milyarlarca dolar rant elde eden adamlara boyun eğmeyerek icatlarına devam eden tuhaf bir meczup!


New York’ta bir Otel odasında öldükten sonra  10 Ocak 1943 günü, New York Belediye Başkanı Fiorello LaGuardia, Tesla’nın buluşları sayesinde temelleri atılan Radyo’da tüm Amerika’ya şunları söylüyordu;


“Geçen Perşembe gecesi şehrimiz New York’ta 87 yaşında bir adam otelindeki mütevazı odasında hayata gözlerini yumdu. Yokluk içinde öldü fakat kendisi dünyanın gelmiş geçmiş en faydalı ve en başarılı adamlarından biriydi. Endüstriyel dünyamızda Bay Tesla’nın emeklerinin ürünlerini çıkaracak olursak, endüstrinin çarkları dönmeyi bırakacak ve elektrikli trenlerimiz, arabalarımız duracaktır. Kasabalarımız, evlerimiz karanlığa gömülecek, değirmenlerimiz ve fabrikalarımız bu gece             işlevlerini kaybedecektir. Fakat Tesla ölmedi. Tesla’nın gerçek ve önemli yanı, uygarlığımızın, günlük hayatımızın ve hâlihazırdaki savaş çabamızın ayrılmaz bir parçası olan büyük başarılarında yatıyor.”


Peki, bu adama göre kendisi bilim adamı mıydı? İşte bu soruya verdiği yanıt;


Bilim adamı anlık sonuçları kendisine hedef almaz. İlerici fikirlerinin kolayca kabul göreceği beklentisini taşımaz. Onun işi toprağa tohum vermek gibidir, gelecek içindir. Görevi, yeni gelen nesil için zemin hazırlamak ve yolu göstermektir.



C.Ç

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !