Embed

Georges Méliès abimize bir saygı duruşu

Vakti zamanında "Sinema Hayattır, Hayat Sinema" demiştim. Bu yazıya özel olarak o cümlemi "Sinema İlizyondur, İlizyon Sinema" şeklinde değiştiriyorum...

 
Dünyanın bilinen ilk sinema filmi olarak Auguste ve Louis Lumière kardeşlerin çektiği L’Arrivée d’un train en gare de La Ciotat (Trenin La Ciotat Tren İstasyonu’na Varışı) olarak gösterilir. 
 
 
Bu film tam olarak bir trenin istasyona gelişidir. Başı da sonu da tam olarak budur... 
 
İzlemek isteyen sinefil arkadaşlar için ;
 
 
 
 
28 Aralık 1895′te Paris bulunan Salon Indien du Grand Café‘de her biri yaklaşık 46-48 saniye uzunluğundaki 10 kısa filmi izleyiciyle  buluştururlar. Bu gösterim aynı zamanda tarihteki ilk toplu film gösterimi olarak kabul edilir.
 
Bu gösterimde yer alanlar için bu tarihi an şaşırtıcı bir kaç büyülü andan ibaretken Georges Méliès abimiz için hiç de öyle değildi... 
 
Dönemin en ünlü ilizyonistlerinden birisi olan Georges Méliès o gösterimden sonra hem kendi hayatını değiştirir hem de tüm insanlığa muhteşem bir hediye bırakır... 
 
 
Önce Georges Méliès abimizi tanıyalım isterseniz... 
 
 
Ailesinin ayakkabıcılık yaptığı Paris'te doğdu. Babası sıradan her baba gibi adam ol oğlum bırak bu saçma sapan işleri gel işinin başına geç  dese de genç Georges eğitimi için gittiği Londra'da iliziyon ile tanışır.

Sihirbazların numaralarını görünce flash yemiş Japon balığı gibi kala kalan Georges Paris'e döndüğünde ilk iş olarak mahalleden arkadaşlarını maymuna çevirir yaptığı numaralarla... 
 
Derken git gide hayran kitlesi genişleyen ve popülaritesi artan bir şahsa dönüşünce hem poposu kalkar hem de babasına gider yapar olur... 
 
Önceleri bir tiyatro sahnesinde çıkan Georges daha sonra kendi tiyatrosunu kurar... Çok geçmeden Fransa'nın en çok izlenen izliyonu ünvanını alır. 
 
Para desen var, mutluluğu da bayan Méliès'da bulan abimiz 28 Aralık 1895 akşamı Paris'in nezih salonları arasında gösterilen Salon Indien du Grand Café‘de hayatını değiştirecek o büyülü şeyle karşılaşır... 
 
Auguste ve Louis Lumière kardeşlerin yapmış olduğu gösterimi ağzı açık ayran budalası gibi izleyen Georges abimiz asıl ilizyonun bu odluğunu düşünür ve Auguste ve Louis Lumière kardeşlere; " - Abicim bak gözünün yağını yiyeyim şu işi bi anlat hele sat bana bu gavur icadını" demesede bunun türevi bir cümle kurar
 
Lumière kardeşler ise hacım işin yok mu senin ya... Git şapkadan tavşan çıkar, ne bileyim güvercinleri şala dönüştür der.

Bu duruma çok bozulan Georges Méliès abimiz işi inada bindirir ve gider  sinematograf aletinin çakmasını yapar. Hatta işi abaratıp tiyartosuyla birlikte varını yoğunu satıp bir de stüdyo kurar... 
 
Georges Méliès'nin "Star Film Company" adlı şirketi 1896'da film üretimine başlar.
 
Georges Méliès abimiz 1892 ile 1912 yılları arasında yüzlerce film üretti. 1902'de Londra, Barcelona ve Berlin'de; 1903'te ise New York'ta dağıtım büroları kurarak Lumiere'leri neredeyse saf dışı bırakır.
 
Ortlama bir Türk'ün aklına konulu film denilince ne geliyor bilinmez ama ! Georges Méliès abimiz sinama tarihinin ilk konulu filimini çeken şahsıdır... Aynı zamanda  bunun haricinde lap dissolve, fade in, fade out gibi ozellikleri de kesfedip sinema tarihinin nevi şahsına minasır efsaneleri arasında yer alır. 
 
Bu şahsiyetin cektigi 500 filmden ise sadece 140'ı bugüne kalmış ne yazık ki...
 
Kimi yanmış, kimi ise parasızlıktan hammade olarak toptancıya satılmış, kimi ise I Dünya Savaşı sırasında  bot yapilmak uzere ordu tarafindan musadere edilmistir.
 
Cektiği filmlerde Yönetmen/Senarist/Oyuncu/Makyöz/Dekor/Kostüm/Montaj/Özel Efekt görevlerini de üstlenmiş ve bunlarla da yetinmeyip filmlerin dağıtımını da yapmıştır. 
 
Başta da dediğim gibi; Sinemanın bir ilizyon olduğu söylenir hep... 
 
Georges Méliès abimizin Filmografisi
 
 
 
 
 
 

 

 

 

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !